9.e-Safe Kişisel Verileri Koruma Zirvesi’nin Hukuk Sunumları Oturumu’nda; akademisyenler ve sektör temsilcileri yapay zekada mahremiyet artırıcı teknolojilerden manipülatif tasarımlara, açık rızanın geleceğinden veri ihlal bildirimlerine kadar kritik konuları ele aldı.
Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Can Aksoy, sunumunda şu değerlendirmeleri paylaştı: “Yapay zeka sistemleri verinin kendisine ihtiyaç duymuyor. Yapay zeka sistemleri o veri kümesindeki kişiye özel ayrıntılardan ziyade geniş veri modellerine ihtiyaç duyuyor. Mahremiyet artırıcı teknolojiler, tasarım yoluyla mahremiyet ilkesinin pratikteki yansımasını sağlayacak araçlarımız. Sentetik veriler, federe öğrenme, homomorfit şifreleme, farklılaştırılmış gizlilik, güvenli çok taraflı hesaplama ve güvenilir yürütme ortamı gibi araçlar veri minimizasyonu ilkesine ve bilgi güvenliğinin sağlanmasına hizmet ediyor. Geleceğin yapay zekası en çok veri toplayanın değil en çok güven kazananın olacak.”
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Badur, dijital ortamdaki rıza süreçlerine değindi: “Kişisel verilerinizin işlenmesine rıza vermek hakkınız olduğu kadar söz konusu rızayı esirgemek yani rıza vermemek ya da verilen rızayı geri almak da ilgili kişinin hakları arasındadır. Veri sorumluları sadece rızanın verilmesini değil, verilen rızanın geri alınabileceğini de aydınlatmalara eklemek zorundadırlar. Rıza rıza verenin aktif bir hareketiyle açıklanmalıdır. Bir kişiyi sürekli karar vermeye zorlarsanız o kişide karar vermeye dair bir yorgunluk oluyor. Eğer bir sitede ilerlemeniz için sizden veri sorumlusu rıza istiyorsa siz artık doğrudan doğruya kişisel verilerinizin işlendiğine dair bilinci kaybedip rızanın hukuki sonucunun bu olduğunu unutup o sitede ilerlemeye odaklanıyorsunuz. Rızaya dayalı işleme hala bizim vazgeçilmezimiz ama tasarımla veri korumayı ve kaynağında veri korumayı getirmek zorundayız.”
Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yiğit Can Çankaya, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Dark patterns, yani manipülatif tasarımlar; kullanıcıları kişisel verileri bakımından istemeden, bilinçsizce ve olası zararlı sonuçlara yol açacak biçimde karar almaya yönlendiren arayüz ve kullanıcı deneyimleridir. Onay utandırma, hamam böceği oteli labirenti, dırdır etme ve set çekme gibi tekniklerle rıza oranı artıyor. Yapay zeka ile her kullanıcıya özgü davranışsal profil ortaya çıkarılarak tam o optimal baskı anında rıza alınıyor. Bu durum KVKK’daki açık rızanın belirlilik, özgür irade ve bilgilendirilme şartlarını ihlal etmektedir. Bizim hukukumuzda henüz manipülatif tasarımı açıkça tanımlayan ve yasaklayan bir hüküm yok; veri sorumlularına yönelik arayüz tasarım standartlarını içeren rehberlerin kabul edilmesi gerekir.”
Türk Telekom KVKK Yönetişim Müdürü Göksun Işıl Batmaz ise kurumsal tecrübelerini aktardı: “Veri ihlallerinin nedenlerine baktığımız zaman yetkisiz erişim yönetimi, veri işleyenlerimiz olan şirketlerle yapmış olduğumuz sözleşmelerde eksikliklerin olması, idari ve teknik tedbirlerin alınmaması ve insan hataları karşımıza çıkıyor. Globalde de üçüncü kişilerden kaynaklanan veri ihlalleri yüzde 43 oranında. Veri sorumlusunun veri ihlalini öğrendiği andan itibaren 72 saat içerisinde kurula bir bildirim yapması gerekiyor. Biz Türk Telekom olarak tamamen tasarımda gizlilik ve risk temelli yaklaşımla ilerliyoruz; projelerimizde veri etki doğrulama formlarımızı kullanıyoruz. Uyum aslında bir tercih değil zorunluluktur ve her zaman bu 72 saate hazır olmamız gerekiyor.”
Sunumların ardından konuşmacılara ve oturuma katkı sağlayan isimlere teşekkür plaketleri takdim edildi.
VİDEO: 1147
BAŞLIK: Yapay Zeka Çağında Mahremiyet, Rıza ve Manipülatif Tasarımlar
ETKİNLİK: 9.e-Safe Kişisel Verileri Koruma Zirvesi
TARİH: 13 Mayıs 2026
YER: Kişisel Verileri Koruma Kurumu – Ankara

